Bu Kur'ân, Allah'tan başkası tarafından uydurulacak bir şey değildir. Ancak kendinden öncekinin doğrulaması ve Kitabın açıklamasıdır. Onda asla şüphe yoktur. Âlemlerin Rabbi tarafından (indirilmiş) tir. (Yunus 37)
Çevrimiçi Kullanıcılar
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 2

Çevrimiçi Üyeler: 0

Toplam Üye Sayısı: 70
En Yeni Üye: cano
Radyo İslam

Radyoyu Dinlemek İçin"Dinle" ye Basınız

Haber 7
Hergüne Bir Hadis
Resülullah aleyhissalâtu vesselâm'a bir adam gelerek: "Ey ALLAH'ın Resülü!Bana (dini) öğret ve fakat çok özlü olsun!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:"Namazına kalktığın vakit (dünyaya) veda edenin (namazı gibi) namaz kıl.Sonradan (pişman olup) özür dileyeceğin söz söyleme. İnsanların elindebulunan (dünyalık şeylerden) ümidini kesmeye azmet!" buyurdular.(Kütüb-i Sitte, 7232)
Veda Hutbesi

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecavüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lakin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin adetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım faiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan davaları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size iki emanet bırakıyorum ki onlara sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanetler Allah Kitabı Kur'an ve O'nun peygamberinin sünnetidir.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resül-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol ya Rab!

Şahid ol ya Rab!

Şahid ol ya Rab!

İslamiyet Google translate

"İSLAM NİMETİ"---- isLamiyete.com
İslami KonularFetih, bir aydınlıktır. İnsanlığın barış ve huzurunun önündeki engelleri kaldırmaktır. En büyük nimet olan "İslâm nimeti"ni bütün insanlığa ulaştırmak anlayışıdır. Fetih, "açma" anlamında... Kilitli gönüllerin İslâm'a açılması... Fetih, sevgi ve hoşgörüdür. Bütün insanlığın huzur ve mutluluğunu istemektir. Bütün insanlık Rabbini tanısın, huzur ve mutluluk içinde yaşasın ve cennete girsin niyetiyle çalışmak ve "sevgi medeniyeti"ni kurmaktır. İşgal, fethin tam zıddıdır. Çünkü işgalde öldürme, soykırım, sömürme, baskı, zorbalık, zulüm, işkence ve intikam duygusu vardır.

Fatih, şehre giren ordusuna söylediği: "Zinhar çocukları, din adamlarını, sizinle savaşmayan ihtiyarları öldürmeyin. Kadınlara dokunmayın. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin size lâyık gördüğü şerefin ehli olasınız" sözleri bir fatihle işgalci arasındaki en açık göstergedir. Bununla da kalmayan Fatih, Tıpkı Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin, Mekke'nin fethinden sonra, "Bize ne ceza verecek?" diye bekleşen halka "Bu gün kınama günü değil, hepiniz hürsünüz!" demesi ve kutlu beldenin valiliğini biraz önce kendisine diş bileyen Attâb İbn Esid'e vermesi gibi, İstanbul'un fethinden sonra halka; 'her hususta serbest olduklarını, isterlerse camilerin duvarına bitişik kilise yapabileceklerini' ilân etmiş olması O'nun yolunda yürüdüğünü ispat ediyordu.

Fethin bir boyutu da imar etmektir. İstanbul'un fethiyle harabe halinde devralınmış olan şehir kısa zamanda yeniden onarıldı ve Yahya Kemal'e 'Aziz İstanbul', Necip Fazıl'a da 'İstanbul' şiirini yazdıracak hale getirildi. Kadıköy'üne 'körler ülkesi' adını verecek kadar kör olanlardan kurtarılan şehir yeniden planlanarak ilim, kültür, sanat ve medeniyet merkezi haline getirildi.

Peki ya bugün peşinden koşturduğunuz batılılar... Artık fetih şuurunu yeniden kuşanıp küresel şarlatanlara dur demenin, seslenmenin tam zamanıdır.

Bugün dünya yeni fetihlere muhtaçtır. Gönüllerin fethine... Huzur ve barışın insanlığı kuşatması için... İnsanca yaşamak için... Zulüm ve sömürünün sona ermesi için... İnsanlığın mutluluk ülkesine kanat açması için: "Dünya yeni bir Osmanlı'ya muhtaç."

"Delikanlım işaret aldığın gün atandan,

Yürüyeceksin, millet yürüyecek ardından

Sana selâm getirdim, Ulubatlı Hasan'dan.

Sen ki, burçlara bayrak olduğun kumaştasın,

Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın."

Fetih, bütün insanlığa iyilik ve mutluluk getirmektir. İstanbul'un Fethi, karanlık bir çağı kapatıp yepyeni bir çağ açması hasebiyle tüm dünyaya nüfuz eden manevi, fikri ve sosyal bir açılım olmaktadır.

Fetih kelimesi açmak anlamına gelmektedir. Fetih, bir yeri ve orada yaşayanları; bulundukları karanlık dehlizlerden hak ve hakikate çıkarmak demektir. İstanbul'un Fethiyle sadece bu topraklar üzerinde yaşayan insanların değil, Avrupa'da ve o günün dünyasında yaşayan insanların hayatlarında muazzam bir açılım meydana gelmiştir. Sultan Fatih'in havan topları, Bizans surlarını yıktığı gibi, Avrupa'da şatolara sığınarak halkın emeği ve teri üzerinde saltanat süren feodallerin duvarlarını da yıkmıştır. 21 yaşında iken Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin övgüsüne ve müjdesine mahzar olan Fatih Sultan Mehmet Han'ın, İstanbul'u fethederek gerçek fethin ne demek olduğunu bütün dünyaya öğretmiştir.

Fatih İstanbul'u aldığında halka iyi davranarak savaşın da bir hukuku olduğunu herkese göstermiştir. Bugün Irak'ta, Afganistan'da ve daha dünyanın birçok yerinde Müslüman kardeşlerimize "demokrasi havarileri" tarafından zulmedilmektedir; işkence edilmektedir; kardeşlerimiz hunharca öldürülmektedir. Irak'ta Ebû Garip hapishanesinde yaşanan insanlık dışı işkence görüntüleri hala hafızalarımızda canlılığını korumaktadır. Silahsız Filistinli çocukların nasıl öldürüldüğü gözlerimizin önünden hiç gitmemektedir. Bu sebeple kalbimiz kırık ve üzgünüz.

Yazar: Mehmet Talu HocaEfendi
Kaynak: İtibarHaber
Yorum
Henüz yorum yazılmamış.
Yorum yaz
Yorum göndermek için lütfen üye girişi yapın.
Oylama
Sadece üyeler oylayabilir.

Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.

Henüz bir oylama yapılmamış.
Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola





SaaT
Kur'an-ı Kerim Oku
Takvim
Eylül 2010
PtSlÇrPrCmCtPa
1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30
İslamiyet RSS Yayını
RSS - Resimler
RSS - Forumlar
RSS - Weblinkleri
RSS - Makaleler
RSS - Haberler
RSS - Programlar
Ziyaretçi Trafiği
30/08/2010 Tarihinden Bu Güne
İslamiyete.CoM